Arşiv | İnsan Bu kategori için RSS beslemesi

Yankı

22 Oca

Bir babayla sekiz-dokuz yaşlarındaki oğlu dağlarda yürüyüşe çıkmışlardı. Çocuğun ayağı birden kaydı ve düştü, incinen ayağının sıkıntısıyla haykırdı: “Aaaahhhhhhhhh!”

Sesi karşı dağlardan yankılanıp aynen geri döndü: “Aaaahhhhhhhhh!”

Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamış olan çocuk çok şaşırdı ve merakla bağırdı: “Kimsin sen?”

Cevap gelmekte gecikmedi: “Kimsin sen?” (daha fazla…)

20 Dolar

1 Oca

İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu odaya, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya başladı ve konuşmacı bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım dedi. Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere “Hala bu parayı isteyen var mı?” (daha fazla…)

Düşümde Tanrı ile Konuştum

17 Eyl

“Demek benimle görüşmek istiyorsun?” diye sordu Tanrı.
“Eğer zamanın varsa.” dedim.
“Benim zamanım sonsuzluktur.” dedi.
“Ne sormak istiyorsun bana?”
“İnsanoğlunun seni en çok şaşırtan davranışlarını…”
Tanrı şöyle cevapladı sorumu: (daha fazla…)

Zenci Adam

15 Eyl

Bir kadın, uçakta zenci bir adam… Bu olay 14 Ekim 1998 de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş.
Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. (daha fazla…)

Kuyumcu

26 Ağu

Kuyumcu

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: “Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonunda kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. (daha fazla…)

İntikam

18 Ağu

İntikam

Aaron Hacker’in emlak bürosunun önünde New York plakalı kırmızı, spor bir araba durdu. Arabadan inen şişman adam, büroya doğru yürüdü. Sıcaktan ter, ince elbisesinin üstüne kadar çıkmıştı. 50 yaşında görünüyordu. Yüzü heyecandan kızarmış, fakat kısık gözlerindeki kararlı, donuk bakış değişmemişti. İçeriye girince başıyla Aaron’a selam verdi.
- “Bay Hacker?” Aaron gülümseyerek,
- “Evet benim, sizin için ne yapabilirim. Bay ?”
Şişman adam,
- “Dill” diyerek kendisini tanıttı. “Zamanım çok az, hemen konuya girsek iyi olacak.” dedi. (daha fazla…)

Yolumuzdaki Engeller

26 Haz

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye başlamış beklemeye.
Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelmişler, sabahtan öğlene kadar. (daha fazla…)

Gitarcı

27 May

Sabah erkenden gitarını alıp evden çıktı. Posta kutusu boştu yine. Yoo, hayır. Beyaz bir şeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu açıverdi. Elektrik faturası gelmişti. Hem de her zamankinden “hoş” bir miktarda. Başka bir şey olmadığını bildiği halde, yine kutunun içine baktı. Boş.
Dışarısı, ne soğuk ne de sıcak. Kapalı bir havaydı. Yağmur yağmaması için dua etti. Şemsiyesi evde kalmıştı ne de olsa. (daha fazla…)

Tıkandı Baba

16 May

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
Tıkandı Baba, çay getir!..
Tıkandı Baba, kahve getir!..
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. (daha fazla…)

Üç Heykel Hikayesi

3 May

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri ve bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.
Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. (daha fazla…)

Arkadaşlık

4 Nis

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak” demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış. (daha fazla…)

Bir Bardak Süt

15 Mar

Levent yoksul bir ailenin çocuğuymuş. Kapı kapı dolaşarak bir şeyler satıyormuş. Bir gün hiçbir şey satamamış. Karnı da çok acıkmış. Kendi kendine “Şimdi gideceğim evden yiyecek bir şeyler isteyeyim.” diye düşünmüş. Bir evin kapısını çalmış. (daha fazla…)

Zaman Yönetimi

11 Mar

Aşağıdaki gerçek hikâye Kellog Business School’da (Northwestern Üniversitesi) İş İdaresi mastır öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü arasında geçer…
Profesör sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, “Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi. (daha fazla…)

Bir Saat

18 Şub


Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş.

Çocuk babasına: “Baba 1 saatte ne kadar para kazanıyorsun?” diye sormuş.

Zaten yorgun gelen adam “bu seni ilgilendirmez” diye cevaplamış. Bunun üzerine çocuk:

“Babacığım lütfen bilmek istiyorum” diye cevap vermiş. (daha fazla…)

Balon

10 Şub

Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.
Onu hayrete düşüren şey, “Bizim eve bile sığmaz” dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.
Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı
ve bütün cesaretini toplayarak:
-Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra:
-Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle.
-Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.
-Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.
Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı. (daha fazla…)

Gülümseme

29 Oca

Genç kız üzgün görünen yabancıya gülümsedi. Adam kendini daha iyi hissetti.

Geçmişte bir arkadaşının yaptığı bir iyiliği hatırladı ve ona bir teşekkür mektubu yazdı.

Bu mektup arkadaşının öyle hoşuna gitti ki yemek yediği lokantada iyi bir bahşiş verdi. (daha fazla…)

Tevazu

26 Ara

Vakti zamanında kötü yollardan para kazanan bir adam kazandığı parayla bir inek alır. Neden sonra yaptıklarına pişman olur. Aldığı ineği Hacı Bektaş-ı Veli hazretlerinin dergâhına götürüp dergâha bağışlamak istediğini söyler. İneği nasıl kazandığını da anlatır.

Hacı Bektaş-ı Veli haram diyerek geri çevirir.

Adam oradan döner günler sonra Konya’ya Mevlevi dergâhına gelir. Mevlana hazretlerine ineği bağışlamak istediğini söyler. (daha fazla…)

Bilgisayar Acemisi

22 Ara

Komik Gercek Bir Olay

WordPerfect’in yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşması. Bu konuşma sonrası helpdesk elemanı isinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini “Gerekçesiz” işten çıkardığı için mahkemeye veriyor.
İşte telefon konuşması :
- Yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
- Bir sorunum var.
- Nasıl bir sorun?
- Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti?
- Gitti mi? (daha fazla…)

Asıl Fakirlik

16 Ara

Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,
“insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?” (daha fazla…)

Dört Mahalleli Kasaba

15 Ara

Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede Evetama’lar yaşıyormuş. Evetama’lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise “evet, ama” diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.

İkinci mahallede Yapıcam’lar yaşarmış. (daha fazla…)